HAKKINDA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HAKKINDA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2011 Çarşamba

PASTÖRİZASYON NEDİR? HAKKINDA BİLGİ

PASTÖRİZASYON


Alm. Pasteurisierung (f), Fr. Pasteurisation (f), İng. Pasteurization. Çeşitli sıvıların 100°C’nin az altında kısa bir süre ısıtılması ve sonra âniden 10°C altına kadar soğutulması ile yapılan mikroplardan temizleme işlemine verilen ad. İşlem Fransız Louis Pasteur tarafından bulunduğu için “pastörizasyon” adını almıştır. Gerçekte pastörizasyonu ilk uygulayan New Yorklu Strauss’tur.


Günümüzde pastörizasyonun en çok kullanıldığı yerler, süt, meyve suları ve çeşitli meşrubatların mikroplardan arındırılmasıdır. Pastörize edilen sütte hastalık yapıcı mikroplar, meselâ tüberküloz mikrobu ve malta humması mikropları öldürülür, fakat eğer varsa bakteri sporları canlı kalır. Sütle bulaşan mikropların âmilleri spor yapmadıklarından 63-66°C’de yarım saat veya 90-95°C’de 15 saniyede süt mikropsuzlaştırılmış olur. Birinci usûle alçak pastörizasyon, ikinci usûle yüksek pastörizasyon denilmektedir. Sütün tad ve lezzetinin değişmemesi bakımından alçak pastörizasyon daha çok tercih edilen yoldur. Buna karşılık her iki usûlde de sütün besin değeri az da olsa kaybolur.

PATATES (Solanum tuberosum) NEDİR? HAKKINDA BİLGİ

PATATES (Solanum tuberosum)


Alm. Kartoffel (f), Fr. Pomme de terre (f), İng. Potato. Familyası: Patlıcangiller (Solanaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Karadeniz bölgeleri başta olmak üzere, bütün Türkiye’de yetiştirilir.


Boyu 60-80 cm’ye varan, beyazımsı-pembemsi çiçekler açan, yumruları hâriç zehirli otsu bitkiler. Bitkinin toprak altında kalan yumruları “patates” olarak bilinir. Bu yumrular nişasta bakımından zengin olduğundan önemli bir besin maddesidir. Bitkinin toprak üstü kısımlarında zehirli alkoloitler bulunmasına karşılık yumruları zehirli değildir. Ancak çimlenmiş patateslerde de bu alkoloitler teşekkül ettiğinden zehirlenmelere sebebiyet vermektedir. Zehirlenme belirtileri sindirim sistemi bozuklukları, bol terleme ve halsizlikle kendini gösterir. Patates yumrularında bulunan nişasta tâneleri yumurta veya armut şeklinde olup, 70-100 mikron büyüklüğünde tânelerden ibârettir.


Patates, yumrularından yetiştirilir. Ekimi, iklime göre mart veya nisanda yapılır. Her iklimde killi, kireçli olmayan her toprakta yetişmekle beraber, derin sürülmüş gübreli topraklar idealdir.


Patates, dış kabuk rengine göre sarı ile kırmızı, etine göre beyaz ve sarı olarak ayrılır. Sarı patates makbuldür. Memleketimizde Adapazarı’nın patatesi meşhurdur. Bunun yanında Niğde, Kayseri ve Ege bölgesinde çok yetiştirilmektedir. Yıllık ortalama 2.500.000 ton patates elde edilmektedir. Başlıca hastalıkları patates kanseri, mozayik hastalığı ve kurtlardır.


Patates, topraktan çıkarıldıktan sonra, toprak silolarda veya serin mahzenlerde saklanır.


Kullanıldığı yerler: Patateste nişastadan başka belli bir oranda protein de vardır. Nişasra % 20, protein % 2, besin değeri 95 kaloridir. Bundan dolayı patates, buğdayın az yetiştiği Avrupa memleketlerinde ekmek yerini tutan önemli bir besin maddesidir.

PATENT NEDİR? HAKKINDA BİLGİ

PATENT


Alm. Patent, Fr. Patente, İng. Patent. Bir sınâi veya ticâri buluşun, îmâl ve satış hakkının belli bir süre için bir şahsa veya firmaya âit olduğunu gösteren devletçe onaylı resmî belge, “buluş belgesi”, “uyrukluk belgesi” veya “ihtira beratı”.


Patent hakkı, çoğunlukla buluş sonucu olan mâmullerle sınırlı tutulur. Patent, sınâî mülkiyet haklarından biridir. Seri hâlinde îmâl edilecek olan malın belli standartlara uygun olarak yalnız ilk îmâlâtçı tarafından üretilmesi hakkını temsil ettiği gibi, buluşun çalınmasından ve taklitlerinden korunmasını da sağlar. Patent hakkı, genellikle her ülkenin kendi sınırları içinde geçerlidir. Patent sâhibi, îmâl edeceği mâmulün başka ülkeler için de patent hakkını isterse, ayrı ayrı o ülkelere mürâcaat etmesi gerekir. Bâzı ülkeler, başka ülkede alınan patent hakkının belli şartlar dâhilinde kendilerinde de geçerli olmasına izin verirler. Beynelmilel patent hakkı mevcut değildir.


Patent verme uygulaması 15. yüzyılda İtalya’da başladı. Sonraki 200 yıl içinde Avrupa ülkelerine de yayıldı. Resmî patent tescili 1790’da Amerika’da, 1791’de Fransa’da başladı. Sonraki yıllarda birçok ülkede patent kânunları çıkarıldı.


Bir buluşa patent verilirken bâzı şartlar aranır. Başkası tarafından tasarlanmış olmaması, genellikle bir yenilik taşıması, ilgili olduğu alanda önemli bir ilerleme getirmiş olması arzu edilir. Temelsiz buluşlara patent verilmez. Patentli mâmüllerinde değişiklik yapan kâşifler, mürâcaat etmek suretiyle “ek patent” alabilirler.


Patent, bir çeşit şahsî mülktür. Satılabilir, ipotek edilebilir ve miras olarak kalabilir. Patent sâhibi, ürettiği malının başkaları tarafından îmâlini, kullanımını ve satılmasını engelleme hakkına sâhiptir. Dilediği kimselere buluşunun îmâl, kullanım veya satış haklarından herhangi birini bir lisans aracılığı ile devredebilir. Buna karşılık imtiyaz hakkı veya başka çeşit karşılık alır. Patentli bir mâmülden yetkisiz olarak faydalanmaya kalkışanlar mahkeme kararıyla tazminat ödemek zorunda kalırlar. Buluşların kalitesine göre patent süreleri farklı olmakla birlikte çoğu ülkede 16-20 yıl arasında değişir. Sosyalist ülkelerde patent uygulaması yoktur. Ancak buluş sâhibine bâzı tavizler sağlayan bir “sertifika” verilmektedir.

PATİNAJ NEDİR? HAKKINDA BİLGİ

PATİNAJ


Alm. 1. Schlittschuhlaufen (n), Eislauf (m), 2. Ins-Schleudern geroten (z. B. Auto), Fr. Patinage (m), İng. 1. Ice skating, 2. Slipping. Patenle kayma sporu. Yolun kaygan olmasından dolayı bir taşıt tekerleğinin dönmeden kayması veya tekerlekler döndüğü halde taşıtın ilerleyememesi.


Buz pateni veya tekerlekli patenlerle yapılan hareketler. Tabanına özel bir çelik çubuk tutturulmuş buz üstünde kaymaya yarayan ayakkabılara “paten” veya “buz pateni” denir. Paten bıçağının boyu, ayakkabıdan uzun olup 50 cm’yi bulur. Tekerlekli patenlerde ise, ayakkabının altına dört küçük tekerlek bulunan mâdenî taban tutturulmuş olup, sert zeminde kaymayı sağlar.


Buz pateni veya tekerlekli patenlerle yapılan hareketlere “patinaj” denilmekle beraber, bu âletlerle yapılan spor, “paten” adıyla da anılır. Buz pateni, tahmini olarak 7. yüzyıldan îtibâren buzların uzun zaman çözülmeden kaldığıİsveç, Norveç, İngiltere, Hollanda gibi memleketlerde yapılmaktadır. Önceleri bir eğlence kabul edilen patinaj, zamanla spor hâline geldi. İngiltere’nin meşhur British Müzesinde at ve inek çene kemiklerinden yapılan patenler bulunmaktadır.


Bugün sâdece Kuzey Avrupa devletlerinde değil, dünyâda pekçok yerde kapalı salonlarda, özel sûrette dondurulmuş buz sahalarda patinaj yapılmaktadır. Spor müsâbakası olarak yapılan patinaj, sürat ve artistik olmak üzere ikiye ayrılır.


Sürat pateni (Patinajı): Özel patenlerle 500, 1500, 5000 ve 10.000 metre üzerinden saate karşı yapılır. İkişer kişilik seriler hâlinde yanaşık iki pist üzerinde yarışılır.


Artistik patinaj: Bu müsâbakalar 30×60 metre ölçüsündeki buz sahada yapılır. Müsâbakaya katılanlar ayaklarına kromajlı has çelikten ve parlatılmış patenler giyerler. Çok güç hareketlerden meydana gelen, tek ve çiftler tarafından yapılan artistik patinaj mahâret ister.


Müsâbıkların yaşları tek ve çiftlerde en az 12, buz dansında 16 olmalıdır. Milletlerarası müsâbakalarda dokuz, millî müsâbakalarda beş hakem, buz üstünde resme göre yapılacak kapama, duruş, hız alma hareketleriyle şekillerinin büyüklüğünü tespit ederler. Şekillerin aynı büyüklükte ve simetrik olmaları aranır. Bunların uzunluğu ve yan mihverlerine dikkat edilir. Buz üstünde çizilen çizgiler üst üste geldiğinde iyi puan alınır.


Hakemler gösterilen her şekil için 0-6 kadar puan verir. Hakemlerin verdikleri notlar mecbûri hareketlerden alınan notlarla çarpılır, böylece notların toplamı meydana gelir. Notlar 0= kayılmamış notu, 1= fena, 2= az, 3= kâfî, 4= iyi, 5= çok iyi, 6= çok üstünü gösterir. Artistik patinajda mecbûri hareketlerin yanında, müsâbıkın kendi seçtiği hareketler de vardır. Bütün hareketler birinciliklerde ve erkeklerde beş, bayanlarda dört, çiftlerde beş, buz dansında üçbuçuk dakikada tamamlanır. Ençok on sâniye kadar gecikme kabul edilir. 1975 yılından beri mecbûri hareketlerin not değeri yüzde otuz, kısa program yüzde yirmi, artistik yüzde elli ile değerlendirilir.


Her hakem tarafından, her sporcuya göre artistik patinajda puan verilir. En çok puan alan patinajcı birinci olur.