Ürik Asit Taşları
Katkısız ya da karışık şekilde bulunurlar. Katkısız ürik asit taşlarının yoğunluğu düşüktür. Karışık ürik asit taşları kalsiyum oksalat ya da apatit içerirler. Ürik asit taşları tüm üriner sistem taşlarının % 5-10’unu oluşturur. Ürik asitin idrarda çözünebilmesi için en önemli faktör idrar pH’ıdır. İdrar pH’ı 5 iken ürik asit çözünebilirliği 8 mg/dl, idrar pH’ı 7 iken ise 158 mg/dl’dir. Bir kez kristal oluşturacak doygunluğa ulaşılıp o düzeyde kalınacak olursa oluşan kristaller büyümeye devam eder. İdrarda çözünen maddeler renal papillada, tübül lümeni ya da renal papilla yüzeyinin hemen altındaki ‘Randall’ plakları adı verilen yerlerde yüksek konsantrasyonlarda görülürler ve küçük kristal oluşumuna neden olurlar.Hiperürisemi (gut, glikojen depo hastalıgı myeloproliferatif hastalıklar), hiperürikozüri (pürin aşırı alımı, tübüler emilim bozukluğu, ürikozürik ilaçlar) gibi nedenlere bağlı olarak ürik asit taşları oluşabilir. Tedavisi aktif ve profilaktik olarak 2 gruba ayrılabilir. Aktif tedavide amaç taşın eritilmesi, profilaktik tedavide ise nükslerin önlenmesidir. Her ikisinde de temel prensip; idrar pH’ sını yükseltmek, idrar miktarını arttırmak ve idrarla atılan ürik asit miktarını azaltmaktır.
Taşları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taşları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Temmuz 2011 Salı
Sistin Bobrek Taslari
Sistin Bobrek Taslari
Sistin taşları: Enzim eksikliği nedeniyle sistin atılımı arttığında sistinuri ve taş oluşumu meydana gelir. %1-2 oranında görülür. Sistin taşlarında idrar göreceli olarak asidik özelliktedir. Primer ve sekonder hiperoksalüri sonucunda da taş oluşumu görülmektedir.
1,5 cm’den küçük taşların ESWL ile tedavi edilebileceği tavsiye edilmiş olup 1,5 cm’den büyük taşlarda üreteroskopi ya da perkütan nefrolitotomi önerilmektedir . Ancak hastaların %73’ünde 5 yıl içerisinde nüks rapor edilmiştir.
Ksantin taşları: Çok seyrek görülen taşlardır. Metabolizma bozukluğu sonucu oluşur. Otozomal resesif olarak geçen ksantin oksidaz enzimi eksikliginde ksantin taşları oluşur. Tedavisinde idrarın alkalileştirilmesi önerilir. Taşların büyük bir kısmı radyoopaktır. Sistin taşları semiopak, ksantin ve ürik asit taşları ise radyolüsendir.Matriks taşları: Bu taşlarda yer yer dağınık kalsifikasyonlar vardır. Matriks taşları varlığında toplayıcı sistemde kitle görünümleri bulunur. Bulunduğu yerin biçimini alıp, mercansı görünüm oluşturabilirler.Taş oluşumunun nedenleri hala netlik kazanmamıştır. Taş oluşumu ile ilgili olarak çeşitli teoriler mevcuttur. Bunlar; süpersaturasyon ya da kristalizasyon, nükleizasyon ya da epitaksi, matriks, inhibitör eksikliği ve kombine teorilerdir.
Sistin taşları: Enzim eksikliği nedeniyle sistin atılımı arttığında sistinuri ve taş oluşumu meydana gelir. %1-2 oranında görülür. Sistin taşlarında idrar göreceli olarak asidik özelliktedir. Primer ve sekonder hiperoksalüri sonucunda da taş oluşumu görülmektedir.
1,5 cm’den küçük taşların ESWL ile tedavi edilebileceği tavsiye edilmiş olup 1,5 cm’den büyük taşlarda üreteroskopi ya da perkütan nefrolitotomi önerilmektedir . Ancak hastaların %73’ünde 5 yıl içerisinde nüks rapor edilmiştir.
Ksantin taşları: Çok seyrek görülen taşlardır. Metabolizma bozukluğu sonucu oluşur. Otozomal resesif olarak geçen ksantin oksidaz enzimi eksikliginde ksantin taşları oluşur. Tedavisinde idrarın alkalileştirilmesi önerilir. Taşların büyük bir kısmı radyoopaktır. Sistin taşları semiopak, ksantin ve ürik asit taşları ise radyolüsendir.Matriks taşları: Bu taşlarda yer yer dağınık kalsifikasyonlar vardır. Matriks taşları varlığında toplayıcı sistemde kitle görünümleri bulunur. Bulunduğu yerin biçimini alıp, mercansı görünüm oluşturabilirler.Taş oluşumunun nedenleri hala netlik kazanmamıştır. Taş oluşumu ile ilgili olarak çeşitli teoriler mevcuttur. Bunlar; süpersaturasyon ya da kristalizasyon, nükleizasyon ya da epitaksi, matriks, inhibitör eksikliği ve kombine teorilerdir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)