sağlıklı zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2011 Cuma

Formunuzu korumak için yapmanız gerekenler

Günümüzde özellikle bayanların en çok çaba harcadığı konu olan sağlıklı zayıflamak ve formunu korumaktır. Gün içinde düzenli olarak uygulayacağınız birkaç nokta hem sağlıklı zayıflamanızı hem de formunuzu korumaya yeter.

Sabah uyandığınız zaman, aklınıza gelen ilk şey bir bardak su içmek olsun. Çünkü sabah içeceğiniz sadece bir bardak su bütün gece yavaşlamış olan sindirim sisteminizi hızlandırdığı gibi, iç organlarınızı yıkayarak duş etkisi yapacaktır. Bağırsaklarınız çalışmadığı sürece kilo veremeyeceğinizi unutmayın. Bu sebeple sabah içeceğiniz bir bardak su da bağırsak çalışması için faydalı olacaktır.

Çok sık yapılan hatalardan biri de, sabah kahvaltısı yapmadan güne başlamaktır. Sabah asla kahvaltı yapmadan güne başlamayın. Zira sabah kahvaltısını atladığınız zaman, metabolizmanız yavaşlayacak ve vücut kıtlık var sanarak bir dahaki öğüne kadar stok yapmaya başlayacaktır. Bu da siz kilo olarak geri dönecek demektir. Bu yüzden sabah kahvaltınızı yağsız besinler tercih ederek ve mümkünse mutlaka bir iki tane yeşil sivri biber tüketerek yapın. Çünkü yeşilbiber bağırsaklarınızın çalışmasında son derece etkilidir. Çay olarak da siyah çay yerine yeşil çay tercih edebilirsiniz.

Gün içinde 3 ana öğün arasında mutlaka 2 veya 3 ara öğün alın. Ara öğün sayesinde kan şekeri düşmesi veya açlık krizi gibi sorunlar yaşamazsınız. Bir kase yoğurt, yarım kilo mevsim meyvesi, yarım bardak fındık mükemmel ara öğün çeşitlerindendir. Ayrıca yoğurt, özellikle göbek eritmek için oldukça faydalıdır. Günde 3 kâse yoğurt tüketmek göbek yağlarını eritmek için en önemli adımlardan biridir. Ancak yoğurt tercihinizi yağsız yoğurttan yana yapmalısınız ve mümkünse evinizde kendi yaptığınız yoğurdu tüketmeye çalışın.
Formunuzu korumak, zayıflamak, sağlıklı bir beden için en önemli faktörlerden biri de günlük su tüketimidir. Yaz aylarında 2 ila 3 litre su tüketmeye özen gösterin. Çünkü yaz mevsiminde terlemenin etkisi ile vücudunuz su kaybeder. Ancak kış aylarında 1,5 ila 2 litre su yeterli olacaktır.

Yaşınıza göre gün içinde almanız gereken belli bir vitamin miktarı var. İhtiyacınız olan vitaminler ve miktarları için doktorunuza danışabilirsiniz. İhtiyacınız olan belli kalori ve vitamin oranlarının üzerine çıktığınızda kilo alacağınızı, altına düştüğünüzde zayıflamaya başlayacağınızı unutmayın.

Tüketeceğiniz sıvı gıdaların asitli, gazlı içecekler yerine, taze sıkılmış meyve suları olmasına özen gösterin. Özellikle ev yapımı limonata çok faydalıdır. Çünkü asitli ve gazlı içecekler şişkinliğe sebep olarak, daha kilolu görünmenize sebep olur. Doğal maden sularını gün içinde 1 ila 2 şişe tüketmek sağlıklı zayıflamak ve formunuzu korumak için faydalı olacaktır.

Alkol tüketimi ya tamamen bırakmalı ya da azaltmalısınız. Çünkü alkol özellikle göbek bölgesinde şişkinliğe sebep olur.
Yağlı yemekler tüketmeniz gerektiği zamanlarda yemeğin üzerinde sıkacağınız çeyrek limon suyu, yemeğin zararlı yağlarının kırılmasına sebep olacaktır.

Plates form korumak ve vücudu sıkılaştırarak olduğunuzdan daha zayıf görünmeniz için son derece faydalıdır. Ancak pilatesi mutlaka bir uzman gözetiminde yapmalısınız.

Bu sayfa için yorum yazın

2 Ağustos 2011 Salı

Hep 30'lu Yaşlarda Kalmak. Nasıl mı?

Hep 30'lu Yaşlarda Kalmak. Nasıl mı?

“Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu kadar, her yaşın da ayrı bir beslenme şekli vardır” diyen Uzman Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, hep 30’lu yaşlarda kalmanın en doğal reçetesini çıkardı:

• Su, doğanın hazırladığı en etkili gençlik iksiridir. Hücrelerinizin uzun ömürlü ve genç kalmasını istiyorsanız, mutlaka su tüketimine özen gösterin. Kadınlar için 30’lu yaşlardaki ortalama su ihtiyacı 2 litredir. Cildinizdeki nem kaybını engellemek arzusundaysanız, saçlarınızın kuruyup kırılarak dökülmesini istemiyorsanız ya da yediklerinizi enerjiye çevirmeyip kilo almaktan çekiniyorsanız, lütfe su tüketimine özen gösterin.


• 30’lu yaşlar cinselliğin keyifli geçebileceği özel yaşlardır, bu yaşlarda hormon kalitenizin devamlılığını korumak adına çinko mineralini hayatınızdan eksik etmeyin.

• Bu günleri sonradan unutmak istemiyorsanız B12 vitaminine dikkat edin. Yorgunluk, halsizlik ve unutkanlık bu yaşlarda çoğu zaman çalışma temposunun yüksekliğine yorulur; ama sebep olarak B12 eksikliği atlanır. Oysa B12 eksikliği ilk belirtilerini bu yaşlarda vermeye başlar. Artık yavaş yavaş deforme olan mideniz, B12 emilimini eskisi kadar iyi yapamaz hale gelir. Ne kadar B12’den yana zengin beslenseniz de vücudunuz ondan eskisi gibi faydalanamaz. Bunun sonucu unutkanlık, halsizlik, yorgunluk, hatta depresyon şikayetleri olur. Müdahalesi çok basit: kan değerlerinize baktırarak B12 takviyesi almak.

• Düzgün bir postüre sahip olmak için kalsiyuma ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Düzgün bir duruş, güçlü bir iskelet yapısı gençliğin en güzel belirtisidir. Yıllarca bu hazineye sahip olmak için kalsiyum anahtarını cebinizde bulundurmalısınız. İlerleyen yaşlarda ‘gençliğimde daha uzundum’ demek istemiyorsanız –ki bu kemik erimesini anlatan bir cümledir- 30’lu yaşlarda sütten, yoğurttan, peynirden alacağınız kalsiyumun değerini bilin.

• Güçlü bağışıklık için D vitaminini eksik etmeyin. 30’lu yaşlarda sık sık hasta olmak ‘artık yaşlandık’ cümlesine neden olur. Güçlü bir bağışıklığa sahip olmaksa gençliğin en değerli belirtisidir. D vitamini depolarınızı dolu tutmanın tek yolu da güneş! Üç haftalık güneş tatili, doğanın en özel sağlık reçetesidir.

• Cilt elastikiyetinizi korumak için C ve E vitamini alın. Size bu vaadi sunan kremlerin içinde bu vitaminler vardır. C vitamini, meyve ve sebzelerden her mevsim rahatlıkla karşılayabileceğiniz bir vitamin. E vitamini yağlı tohumlar ve bitkisel yağlardan karşılayabilirsiniz.

• Kilonuzu yönetmek için 2-2.5 saatlik aralıklarla beslenin. Sık kilo değişimleri bu yaşlarda bedenin, özellikle de cildin hızla yaşlanmasına neden olur. Yiyecekler üzerinde oluşturacağınız zaman yönetimi, beraberinde size miktar yönetim alışkanlığı da kazandıracaktır.

• Dikkat! Bu yaşlarda karın çevreniz yağlanmaya başlıyor. Evet, düşük belli pantolonlarımızın verdiği sinyaller doğru; karın çevreniz yağlanıyor. Karın çevresi yağlanması insülin hormonunuzun fazla salgılandığı anlamına da gelebilir. Fazla salgılanan insülin hormonunu kontrol altına alamazsanız eğer, bel çevreniz daha da genişleyebiliyor ve kilo vermek daha da zor olabilir. İmdat! Biri bizi bu kısır döngüden kurtarsın!

• Antioksidan desteği için daha çok sebze, daha çok meyve tüketin. Her mevsimin meyve ve sebzesinin rengi farklıdır çünkü doğa bizim ihtiyaçlarımıza göre seçer meyveleri. Bu renkler antioksidanların da göstergesidir. Tek yapacağınız, bir manavdan bütün mevsim renklerinden sebze-meyve almak ve gün içerisinde onlara sırayla yer vermek.

• Eklem yerlerinizdeki sıvıları korumak için Omega 3 tüketin. Omega 3 dendiğinde, kalp sağlığı ve beynin yaşlanma sürecini yavaşlatması gelir akla. Bir diğer faydası da eklem yerlerindeki sıvı miktarının korunmasını sağlamaktır. 30’lu yaşlar tam da bu zamanlardır! İlerleyen yaşlarda da rahat rahat bacak bacak üstüne atmak, topuklularla rahat yürümek istiyorsanız, Omega 3 tüketin.

• 30’lu yaşlarda aşk bir başkadır. Ama 30’lu yaşlarda yaşanan aşklar hem kalp hem de akılla yaşanır. Lütfen partnerinizle çıkacağınız ilk akşam yemeğinde bir balık restoranını tercih edin. Balık sağlıklı, genç bir kalp ve beyin için vazgeçilmez bir besindir. Hem aklıyla hem kalbiyle aşk yaşamak isteyen kadınlara mutlaka balık öneriyorum.

• Unutmayın, kırmızı etle capcanlı olursunuz. Cildiniz oluk gözüktüğünde ilk tepkiler ‘senin mutlaka kansızlık problemin var’ biçiminde olur. Bu tepki göz ardı edilmemeli. Kadınların kırmızı ete demir için mutlaka ihtiyacı var. Kırmızı eti haftada iki öğün tercih ederseniz, demir ihtiyacınızı rahatça karşılayabilirsiniz. Cildiniz de canlılığını kolaylıkla sürdürür.

• Ruhunuzu doyuran gıdaları keşfedin. Belki de çoktan keşfettiniz ve ofisinizdeki ilk çekmeceye de koydunuz; ama oraya uzanmamak için de elinizden geleni yapıyorsunuz. Biliyoruz ki çekmecedeki aşkınız çikolata! Ve bu kadar fırtınalı bir ilişki yaşamanıza gerek yok! Günün belirli saatini ona ayırmanız, ilişkinizi daha düzeyli kılabilir.

• Gerçek mutluluk sporda ama bu mutluluğu keşfetmek için en az 15 gün beraber olmalısınız. Sonrasında inanın, sporun yerini hiçbir şey tutamayacak. Sadece hayatınızda ne kadar ve ne şekilde yer alması gerektiğine karar verin ve ilişkiniz için en az 15 gün devamlılık sağlayın. Sonrasında yaşadığınız mutluluk, spor alışkanlığının devamlılığını kendiliğinden sağlayacaktır. Bu yaşlarda pilates, yüryüş, yüzme, yoga, tenis tercih edebileceğiniz keyifli spor dallarıdır. Amacınız yarışlara katılmak değilse her gün saatlerce spor yapmayın ve sporu sadece kilo vermek için tercih etmeyin.

• Maden suyu, doğanın cildinize armağanıdır. Günde mutlaka iki şişe tüketin. Maden suyunu cildinize de uygulayabilirsiniz. Doğal mineral kaynağı olan maden suyu, cildinizi hem içten hem dıştan besleyen en doğal maddelerdendir.

• Tarçın kokusu ve lezzeti kadın ruhunun vazgeçilmez tatlı isteğini kontrol altına alıyor dersek ne dersiniz? Yarım çay kaşığı tarçın lezzetiyle tatlıyla ilişkiniz kolay olacak.

• Günlerinizi planlayın, mutlaka bir günlük tutun ve yediğiniz yiyeceklerle saatleri not alın. Ardından, beslenme günlüğünüzü bir diyetisyenle birlikte değerlendirin.

• Fazla kilolarınızdan 30’lu yaşlarda kurtulun. Kilo verdikten sonra cildinizin kendini toparlayabilmesi için daha fazla gecikmeyin. 12 kilonun üstünde bir fazlalığınız varsa bu yaşlarda onlardan mutlaka kurtulmalısınız. Cildinize en son müdahale edebileceğiniz zaman da yine bu yaşlar.

• Alkol tüketim sıklığını ve miktarını mutlaka kontrol altına alın. Şu bir gerçek ki cildinizde şişede durduğu gibi ışıltılı durmuyor! Vücudunuza yaşattığı su kaybıyla cildinizi biraz daha yaşlandırıyor. Alkol alırken mutlaka su tüketimine özen gösterin. Her bir kadeh için bir bardak su için. Hem sağlığınız, hem de cildiniz için 25 gram alkolün üzerine çıkmayın. 25 gram alkol, 200 ml şarap, 50 ml viski, votka, rakı ve 500 ml bira anlamına gelir. Haftada en fazla iki-üç gün alkol tüketimi cildiniz ve sağlığınız açısından doğru bir seçimdir.

• Sigara cildinizi, bedeninizi, organlarınızı, damarlarınızı, saçlarınızı, ellerinizi ve dudaklarınızı yaşlandırır. Bu olumsuz etkilerden kendinizi korumanın tek yolu sigarayı bırakmak ve düzenli olarak C vitamini içeren besinler tüketmek.

• Güzel ve pürüzsüz bacaklar için varislere dikkat! Kadın olmak ve varisler, erkek ve göbekli olmak kadar doğal karşılanıyor artık. Oysa bu iki durum da müdahale gerektiren örneklerdir. Kadınlar varis problemlerine bu yaşlarda mutlaka müdahale etmeli. Bu dönemde varis probleminin başlıca nedenleri arasında kilo sorunu da yer alır. Hareketsiz yaşam tarzı veya topuklular üzerinde geçen hareketli bir yaşam varislere neden olabilir. Ya da annenizden size kalan ve saklanmaması gereken bir miras da olabilir bu. İlk müdahale, mutlaka kilo problemlerinden kurtulmak olmalı. Diğeri doktor kontrolü. Meraklanmayın; varis artık çok kolay tedavi edilen bir sağlık problemi.

• Ve selülit! Bacaklarınızın güzelliğine gölge düşürebilecek bir sorun daha! Selülitten kurtulmak mı istiyorsunuz? Bacaklarınıza düzenli masaj yapın. Bol posalı beslenin. Şekerden vazgeçmeyi deneyin. Tuzu azaltın. Su tüketimini artırın y ada kilonuzu ideal aralıkta tutmaya gayret gösterin.

• Asla düşük kalorili diyetler uygulamayın. Çünkü bu sizi yaşlandırır! Yağsız diyetler cildinizin çok çabuk yaşlanmasına neden olur. Aslında çevrenizden bu uyarıları sıklıkla duyarsınız; ama hızla zayıflamanın verdiği haz yüzünden dikkate almazsınız! Oysa cildinizdeki çöküklük ve yorgunluk, diyetinizin hem yanlışlığının ispatıdır, hem de hızlı yaşlanmanın nedenidir. Lütfen zayıflama diyetlerini bir diyetisyen kontrolünde yapın.
• Sağlık için küçük sinyallerle doludur 30’lu yaşlar… Bu nedenle aile ağacınızı iyi sorgulayın ve uzman doktor eşliğinde risklerinizi belirleyin. Bu yaşlarda alacağınız önlemler, hastalıkları hayatınıza sokmamak adına oldukça önemlidir.

• 30’lu yaşlar doğurganlığın kadın için armağan yaşlardır. Yeni bir canlıyı dünyaya getirme hissini hem bedeninizde hem de ruhunuzda hissetmeye başlarsınız. Bu eşsiz sürece hazırlık için kadınların gerekli sağlık muayenelerinden geçmiş olması önemlidir. Hayatınızda mutlaka kadın sağlığı uzmanı bir doktor bulunsun ve yıllık muayenelerinizi kesinlikle atlamayın.

• Bu yaşların uykusu, güzellik uykusu gibidir… Uyku düzeninize dikkat edin. Dinlenmiş bir yüzle güne başlamak için 7-8 saatlik uyku almaya özen gösterin. Uyku saatlerinizi bir düzene oturtun. Bu, vücudunuzu daha da keyiflendirecektir..
• Kadınların sihirli meyveleri çilek, kiraz, kırmızı üzüm, nar, yabanmersini, kuşburnu, mürdüm eriğidir. Bu meyvelerim damar ve hücre kaliteniz üzerindeki etkisiyle yıllara meydan okuyabilirsiniz.
• 30’lu yaşlarda sabah yorgunluklarıyla yataktan kalkmak zordur, gülümsemek zordur, işe gitmek zordur, günü yaşamak zordur. Bütün bu zorlukların altında folik asit, demir, B12, D vitamini, çinko eksikliği olabilir. Fizyolojik depresyonun gizli ajanları olan bu vitamin ve mineral değerlerinizi önemseyin ve takip edin.
• Düzenli çalışan bir sindirim sistemi; keyifli ve konforlu bir hayat, hızlı çalışan bir metabolizma, kaliteli vitamin ve mineral depoları demektir. Sindirim sisteminize iyi bakın. Posalı yiyecekleri; sebze ve meyveleri diyetinize katın.
• 30’lu yaşların çay keyfi bambaşkadır. İşte ruhunuza ve bedeninize hitap eden çaylar: yeşil çay, kuşburnu, rezene, ıhlamur, mate, rooibos çayı, ekinezya ve beyaz çay. Bir çay listesi yapın ve günde beş fincana kadar çeşitlendirerek tüketin. Sindirimden dolaşım sistemine, iştah kontrolünden cilt kalitesine kadar pek çok fayda sağlayan bu çayların, doğanın bir başka armağanı olduğunu unutmayın!

Diyet yaparkan yapılmaması gereken 10 hata

Diyet yaparkan yapılmaması gereken 10 hata


10 Klasik Diyet Hatası

Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. En sık yapılan hata ise düşük kalorili gıdaların sağlıklı olduğunun düşünülmesi.

Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyve yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız bunun sonucunda o kadar demoralize oluyoruz ki, tüm kilo verme planlarımızdan vazgeçmeye karar verebiliyoruz. Aslında bütün bunlar, klasik diyet hatalarını sürdürmekten kaynaklanıyor.

Eğer mesela bin ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir.


Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin veya besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor.

En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Porsiyon ölçmek ise insanı diyetten soğutan bir başka konu. İşte, uzmanlara göre 10 klasik diyet hatası ve bunlardan kaçınma yöntemleri:


1 - Kısa vadeli düşünmek

Kilo vermede başarılı olmanın tek yolu, bunu, hayat tarzınızda yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir. Kısa dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak algılayanların elde edeceği tek şey, kısa zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor gelecektir. Bu sebeple de sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak en iyisidir. Çoğu diyetisyen, kadınların, günde 1300-1500 kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer mesela 1000 ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir. Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı besinden de faydalanabilirsiniz.

2 - Ünlülerin diyetlerini takip etmek

Jennifer Aniston gibi görünme fikri çekici gelebilir ama pek çok diyetisyen, bu sene çok moda olan ünlülerin diyetlerini eleştiriyor. Jennifer Aniston ve Geri Halliwell'in favori diyetleri olan 'Atkins' şüphesiz işe yarıyor. Ancak bu diyet, alınan karbonhidratı ciddi şekilde kıstığı ve proteini arttırdığı için ideal olmaktan uzak. Çünkü karbonhidratlar, dengeli beslenmenin önemli bir parçası ve bol protein-az karbonhidratlı beslenme, vücudun kalsiyum kaybetmesine sebep oluyor. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem de protein içeren az yağlı bir diyet tercih edilmelidir.

3 - Kendimizi kandırmak

Diyetinizi harfiyen uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Mesela çayın yanında yediğiniz o 2 tane bisküviyi, ya da doğum günü partisinde elinize tutuşturulan pastayı, ağzınıza attığınız bir avuç fıstığı, ya da yediğiniz grissinileri saymayı unutuyorsunuzdur belki, ya da kendinizden bile saklıyorsunuzdur. Ama bunlar biriktikçe, kilo verememenizin sebebi olup çıkıverirler. Eğer kilo verememekten şikayet ediyorsanız, bir beslenme günlüğü tutun ve yiyip içtiğiniz her şeyi yazın. Haftanın sonunda, eğer dürüstçe her yiyip içtiğinizi yazdıysanız, niye kilo veremediğinizi göreceksiniz.

4 - Egzersizi atlamak

Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. Tabii ki egzersiz olmadan kilo verebilirsiniz. Ama egzersiz metabolizmanızı hızlandıracağından, sadece diyetle vereceğinizden fazla kaloriyi yakabilirsiniz. Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu, günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve, işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.

5 - Bazı besinleri liste dışı tutmak

Çoğumuzun kafasında diyet, çok sevdiğimiz çikolata, kızartma vb gibi bazı besinleri kesinlikle yememekle eş değer. Ancak eğer uzun vadeli bir diyet yapmak istiyorsanız, sevdiğiniz besinleri hiç yemeden o diyete devam edebilmeniz mümkün değil. Aslında işin hilesi şu: Sevdiğiniz besinlerden ufak bir porsiyonu arada bir yemek. Eğer diyetinize sadıksanız ve kilo veriyorsanız, haftada bir kendinize sevdiğiniz bir besinden bir porsiyon yeme hakkı tanıyın.

6 - Öğün atlamak

Diyettesiniz. Diyelim ki bugün o kadar meşguldünüz ki, kahvaltı ya da öğle yemeğini yiyecek vaktiniz bile olmadı. Belki o öğünü yememiş olmanın, kilo verme çabalarınıza katkıda bulunacağını düşünebilirsiniz. Bu durumda sadece kendinizi aldattığınızı belirtmemize izin verin. Öğün atladığımızda, kan şekeri seviyesi düşer. Bu da, tatlı besinlere olan ihtiyacı arttırır. Bunun anlamı da, günün ileriki saatlerinde canınızın tatlı çekmesi demektir. Eğer kaçırdığınız öğünü yeseydiniz, yiyeceğiniz tatlıdan çok daha az bir kalori alacaktınız. Araştırmalar, kahvaltı etmeyenlerin, günün ileriki saatlerinde daha çok kalori aldıklarını ispatlıyor.

7 - Düşük kalorili besinler sağlıklı değildir

En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Mesela zeytinyağı, fındık gibi yemişler, ya da peynir, içerdiği yüksek miktardaki kaloriye oranla sağlıklı besinlerdir. Burada önemli olan, bunları sınırlı miktarda tüketebilmeyi öğrenmektir. Mesela sadece tek bir çorba kaşığı zeytinyağında 100 kalori vardır veya bir avuç fıstıkta 150 kalori vardır ve bunun 13 gramı yağdır. Diğer bir sıkça yapılan hata da, tavuğu derisiyle yemektir. Sevilen bir diyet yemeği olarak ün yapan tavuğun tüm yağı derisindedir ve tavuğu bu deriyle yemek demek 3 katı fazla kalori almak demektir. Salata sosları ve mayonezli sandviçler de diğer riskli besinlerdendir.

8 - Büyük porsiyonlar

Porsiyon ölçmek, insanı diyetten soğutan bir başka konu. Buradaki problem şu: Diyet birkaç hafta sıkı sıkıya uygulandıktan sonra, diyeti yapan kişi porsiyonların miktarını artık bildiğinden emin olarak, buna eskisi kadar özen göstermemeye başlıyor. Tabii bu arada, porsiyon miktarı farkına varılmadan giderek artıyor. Bunun önüne geçmek için, markette alışverişinizi yaparken, ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasını satın almayın. Eğer ekmeği kalın dilimlemek gibi bir eğiliminiz varsa, o zaman da tost ekmeği alın.

9 - İçeceklerin de kalori içerdiğini unutmak

Sağlıklı şekilde beslenip, abur cubura itibar etmiyor olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve meyve sularından tüketip, kremalı kahve içip, kahve ve çaya şeker koyuyorsanız, kilo vermede gene problem yaşayacaksınız demektir. Mesela şöyle bol çikolatalı nefis bir cappucino'nun size getirisi 120 kalori ve 8 gram yağ. Ancak çikolatalı yerine tarçınlı içmeniz, yağ oranını hemen hemen sıfıra indirirken, kaloriyi de 60'a düşürüyor.

10 - Çok sık tartılmak

Diyetin en zevkli kısmı, tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını görmektir. Ancak bunu abartarak sık tartılmak kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu, vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar. Bu sebeple, zaman zaman kilo almadıkları halde, almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi zorlaştırır. Başarılı bir diyette kilo kaybı yavaş ve daha kalıcıdır. Ayrıca kas kütlenizin artması da yanıltıcı olabilir. Çünkü kas, yağdan ağırdır. Bu sebeple, haftada bir kez günün aynı saatlerinde tartılmak faydalı olacaktır.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Bacak İnceltme ve Gövde Güçlendirme Hareketleri

Harika bir vücuda sahip olmak ve yaza istediğiniz bir fizik ile girmek hayal değil…Bu yaza fit girmek istiyorsanız ve bütün yazı sorunsuz ve mükemmel bir vücut ile geçirmek istiyorsanız yapmanız gereken bir kaç egzersiz ve küçük programlar var.Sıkılmadan ve zevkle yapacağınız bu programlar sonucunda istediğiniz fiziğe sahip olacaksınız.


İşte yaza fit girmeniz için çalıştırmanız gereken ve küçük bir program uygulamanız gereken bölgelerden birisi de göğsünüzdür…Göğsünüzü çalıştırarak mükemmel görünümlü göğüslerelde edebilirsiniz…


Vücudunuzun orta kısmının yani göğüs ve karın bölgenizin kuvvetli olması tüm vücudunuzun sıkı kalması için önemlidir. Bu hareket aynı zamanda dengenizi de artırmaya yardımcı oluyor.


1. Adım: Pilates topunun üstüne oturun. Kollarınızı aynı hizada, yere paralel olacak şekilde iki yana açın. Sırtınızın dik olmasına dikkat edin.


2. Adım: Bacaklarınızı birleştirin. Bir ayağınızı, diziniz hafif bükülü olacak şekilde öne doğru uzatın.


3. Adım: Bu pozisyonda 30 saniye bekleyin. Sonra diğer ayağınıza geçin.


Eğitmenin notu: Bu hareketi yan kaslarınızı çalıştırmak için de uygulayın. Ayaklarınız yerde ve bitişikken, kollarınızı aynı hizada tutarak sağa ve sola dönün. Hareketi, yavaş ve karın kaslarınızı sıkarak 12 kez yapın.


Özellikle arka bacaklar ve kalça kaslarını çok iyi çalıştıran bu hareket bir egzersiz klasiği.

Bacak Egzersizleri

1. Adım: Yere yüz üstü uzanın. Kollarınızı omuz hizasında açın. Ellerinizi yumruk yapıp, dirseklerinizi yere koyun.


2. Adım: Dizlerinizi yere koyun ve ayaklarınızı geriye uzatın. Parmak uçlarınız yere değmeli. Belinizin de vücudunuzla düzgün bir hatta olduğundan emin olun. (fazla çukur olmamalı)


3. Adım: Sağ bacağınızı, diziniz bükülü olacak şekilde (topuğunuz tam dizinizin üstünde olmalı ve tavana bakmalı) yukarı kaldırın ve nefes verirken, topuktan iterek bacağınızı yukarı doğru açın.


4. Adım: Bu hareketi üç set ve her bacak için 20 tekrar olacak şekilde yapın.


Eğitmenin notu : Bütün egzersizleri yaparken doğru nefes alıp vermek çok önemli. Yer çekimine karşı uygulanan hareketlerde nefes verin.