fed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2014 Cuma

Küresel Likitide Sarhoşluğu Riske Aldırmıyor

Lehman’ın iflası ile günyüzüne çıkan küresel ekonomik krizin etkileri, üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen hala devam ediyor.  Merkez Bankalarının uyguladığı ultra gevşek para politikaları nedeniyle yaratılan bol ve ucuz likitide, özellikle gelişmekte olan piyasalarda morfin etkisi yaratmakta, gerçek olmayan olumlu bir hava yaratmaya devam etmektedir.

FED’in Mayıs 2013 tarihi itibariyle dile getirmeye başladığı gevşek para politikasında sona gelindiğine dair söylemleri bile Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri ciddi boyutta etkilemeye yetti. Türkiye ekonomisi, kronik yapısal sorunları ve dışa bağımlı yapısı nedeniyle sıcak para hareketlerine karşı oldukça savunmasız durumda.

Yıllardır uygulanan bol ve ucuz likitideye rağmen küresel ekonomilerdeki toparlanma istenen düzeye erişemiyor. Büyüme ve istihdam verileri hedeflenen düzeylerin hala altında. Yaratılan likitide ortamı enflasyon yaratmadığı müddetçe gelişmekte olan piyasalardaki sanal bahar havası devam edecektir. Öyle ki finansal piyasalar,  bu bahar havasının sona ermemesi için dua ediyor durumda. Çünkü aksi durumda likitide muslukları daralacaktır.

Bol ve ucuz likidite ortamının uzunca bir süre daha devam edeceğine dair taahhütler, finansal piyasalardaki risk algısının alışılmışın dışında hareket etmesine neden oluyor.


Finansal piyasaların son dönemdeki seyrini reel değişkenlerle açıklamanın oldukça zor olduğu bir dönemde geçiyoruz. Ekonomik, siyasi ve jeopolitik risklerde yaşanan olumsuz gelişmelerin risk algısına etkisi oldukça düşük.

Ortadoğu oldukça karışık durumda. Suriye’de gerginlik hat safhada. Irak, terör örgütlerinin oyun sahası olmuş durumda üçe bölünmek üzere. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları herkesin malumu. Ukrayna-Rusya gerginiği yeni bir soğuk savaşın çatışma ortamını hazırlamakta. Geçtiğimiz günlerde Arjantin’de yine krizin eşiğinden dönüldü. Özetle son dönemdeki tüm riskler tavan yapmış durumda.

Küresel likitide sarhoşluğu nedeniyle risk iştahı oldukça yükselmiş durumda. Var olan risklerin tamamı gözardı ediliyor.

Özellikle, FED ve ECB tarafından son dönemde gelen,  gevşek para politikasının devamına ilişkin söylemler bu durumda oldukça etkili. Ucuz maliyetli bol para daha fazla getiri elde edebilmek adına görece daha riskli gelişmekte olan ülkere yöneliyor.

Küresel piyasalarda hemen hemen tüm endeksler aynı paralelde bir eğilim göstermekte ve yeni zirveleri zorlamaya devam etmekte. Birçok risk göstergesi, tarihin en düşük risk seviyelerine işaret ediyor. Likitide koşullarındaki iyimser piyasa koşulları bir süre daha korunabilir. Ancak bu tablonun kalıcı olmasını beklemek yanlış olacaktır. Avrupa tarafında mevcut sorunlar hala devam ediyor ve daha bir süre daha devam edecek gibi. Ancak, Amerika tarafında ekonomik göstergelerde bir takım iyileşmeler sözkonusu. Henüz istenen koşullarda olmasa da mevcut para politikası duruşundan çıkış yönünde gelecek bir sinyal fazla uzakta değil. O güne yaklaştıkça mevcut risk algısı da normale dönecektir. İhtiyatlı olmakta fayda var.

9 Nisan 2014 Çarşamba

Değişken Faizli Kredileri Sabitleme Zamanı


Faizlerin artması kaçınılmaz olacak

FED’in son toplantısında tahvil alımının 2014 son çeyreğinde tamamen sona ereceği ve faiz artırımının 2015’in ilk çeyreğinde yapılabileceği mesajı verilmişti. Bu nedenle FED faizlerinin 2015’te %1, 2016’da %2 seviyelerine yükseleceği bekleniyor. Şuan %0,33 seviyesinde olan libor’un 2020 yılında kadar %5 - %6 seviyelerine kadar yükselmesi muhtemel.

Birçok şirket, düşük maliyeti nedeniyle borçlanmalarını döviz cinsinden libora endeksli krediler aracılığıyla sağlamaktadır. Bilindiği üzere, özel sektörün borç yükü oldukça yüksektir ve her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu durum şirketlerin kırılganlıklarını artırmaktadır. Libora endeksli kredilerin ağırlıklı uzun vadeli olması, önümüzdeki dönemde değişken faiz (libor) riskinin yönetilmesi ve hedging işlemlerinin yapılması gerekliliğini arttırmaktadır.

2 yıldan uzun vadeli, değişken faizli krediler için bugünden IRS ile sabitleme yoluna gidilmesi, şirketlerin geleceği açısından önem arzetmektedir. Son birkaç yılda “libor+%3,5 / +%4,5” seviyelerinde kullanılan kredi maliyetleri, bugünlerde “libor+%6,5 / +%7,5 aralığında. Libor’un bugün bulunduğu %0,33 seviyelerinden, 5 yıl içinde %5-%6’lara çıkması ihtimali şirketler için büyük risk teşkil etmektedir.

18 Aralık 2013 Çarşamba

Fed Tahvil Alımlarını Azalttı - Günün Öne Çıkan Başlıkları 18/12/2013



Fed Tahvil Alımlarını Azalttı

Fed’in merakla beklenen toplantı kararları açıklandı. Tahvil alım miktarı Ocak ayından itibaren 10 milyar dolar azaltılarak 85 milyar dolardan 75 milyar dolara çekiliyor. (5 milyar usd konut sektörü endeksli tahviller, 5 milyar usd devlet tahvillerinden)

Alınan bu karar tahvil alımlarının önümüzdeki dönemde azaltılmaya devam edileceği anlamına gelmiyor. Enflasyon ve işsizlik verilerinin izlenmeye devam edileceği ve toparlanmanın sürmesi durumunda azaltıma devam edileceği yönünde bir görüş hakim. Bu da Ocak ve Mart ayında yapılacak toplantılar için hiçbir şeyin henüz netleşmediğini gösteriyor.

Ayrıca, önümüzdeki dönemde işsizlik tarafında iyileşme gelse dahi, enflasyonun orta vadeli %2 hedefinden uzak kalması durumunda sıfır faizli politikaya devam edileceği mesajı verildi.

Sıfır Faiz Politikasına Devam

Tahvil alımlarının azaltılmasına başlanmış olmasına rağmen sıfır faiz politikasının devam edilecek olması gelişmekte olan piyasalar için olumsuz anlamda çok da sert hareketler görmeyebileceğimize işaret ediyor.

Enflasyon; Gelişmiş Ülkelerin Korkulu Rüyası

Düşük faiz ortamı ve piyasalara pompalanan o kadar paraya rağmen, enflasyon düşük kalmaya devam ederek gelişmiş dünya ülkelerinin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Politika yapıcılar içinse durum sürekli çıkmazlık içerisinde. Hem ABD, hem de Euro Bölgesi tarafında enflasyonun gelecekteki durumu Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından izlenmesi gereken en önemli mesele.

BIST 100, günü hafif yükselişle 71.417 puandan kapadı.

ABD 10 yıl vadeli hazine tahvilinin faizi karar sonrası %2,89’u aştı ancak tekrar geri çekildi. EUR/USD paritesi karar sonrası 1,3680 seviyesine çekilerek Dolar/TL ise, 2,06 seviyelerine yükselmiş durumda.

Altının onsu 1.220 dolar seviyelerine çekilirken, brent petrol 109,3 seviyelerine yükselmiş durumda.  

Merkez Bankası Sıkılaştırma Kararı Verdi

Dün yapılan PPK toplantısı sonucunda Merkez Bankası (MB) beklendiği gibi faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Gecelik borç verme faizi %7.75, piyasa yapısı bankalar için borçlanma imkanı %6.75, gecelik borçlanma faizi %3.5, 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı ise %4.5 seviyesinde bırakıldı.
Ancak MB likidite politikasına ilişkin yeni bir açıklama yaparak, TL likiditesinde sıkılaştırma yaparak,   1 haftalık repo ihalesinden verilecek en fazla fonlanma miktarını 10 milyar TL’den 6 milyar TL’ye düşürdü. 

Ayrıca, piyasa yapıcısı bankalara sağlanan toplam fonlama imkanı, DİBS ihalelerinden alınan ihraç değerinin %7’sinden %2’sine düşürüldü. Böylece piyasa yapıcısı bankalara tanınan fonlama imkanı mevcut durumda 23 milyar TL’den 6.5 milyar TL’ye düşürülmüş oldu. Karar sonrası gösterge tahvil %9,30 seviyelerine kadar yükseldi.

16 Aralık 2013 Pazartesi

Günün Öne Çıkan Başlıkları 16/12/2013


Piyasalar Fed’in kararını bekliyor.

Finansal piyalar Fed toplantısını olumlu bir havada beklemeye devam ediyor. Türkiye saati ile Çarşamba akşamı açıklanacak toplantı kararları öncesinde gelişmekte olan piyasalar artıda seyrediyor.

BIST 100’de bu olumlu havanın getirdiği heyecanla  günü %1,05 yükselerek 74.843 puandan kapadı. Son günlerde ABD tarafından gelen olumlu haberler gelişmekte olan piyasalara olumsuz yansımaktayken, Cuma gününden itibaren bu senaryo değişmiş gözüküyor. Fed’in Aralık ayı toplantısından gelecek karar ne olursa olsun, piyasalar üzerindeki etkisinin olumlu veya olumsuz beklendiği kadar yüksek olmayacağını düşünüyorum. Beklentim;  tahvil alımının hemen azaltılmayarak 2014 yılı içinde uygulanacak bir azaltım programının adını koymak, belki tutar veya tarih vermek olacağı yönünde.

PPK Toplantısında değişiklik beklenmiyor.

Yarın düzenlenecek PPK toplantısında TCMB’nin değişikliğe gitmesi beklenmiyor, ancak Fed’e ilişkin beklentilere göre alınmış bir karar görmemiz mümkün. Merkez Bankası’nın son dönemde artan kredilerden rahatsızlık duyduğu bilinen bir gerçek. Bu nedenle faizlerde değişikliğe gidilmeden para politikasında sıkılaştırıcı adımların atılması yönünde bir karar görebiliriz.

Özellikle bugün Avrupa borsaları beklentilerden iyi gelen Euro Bölgesi imalat PMI verilerinin etkisiyle artarken, ABD’de açıklanan sanayi üretim verisi de beklenenden iyi gelerek Wall street endekslerini destekledi. Tüm bunlar olurken BIST 100 endeksi de yükselmeye devam etti.

EUR/USD paritesi 1,3770 seviyelerine yükselirken, Dolar/TL ise, 2,0278 seviyelerine geri çekilmiş durumda. Sepet ise, 2,42 ile tarihi seviyelerini test etmeye devam ediyor. Gösterge tahvil ise, %8,88 seviyelerine gerilemiş durumda.

Altının onsu 1240 dolar, brent petrol 109,1 dolar seviyesinde seyrediyor. ABD 10 yıl vadeli hazine tahvilinin faizi %2,85 seviyesinden işlem görüyor.

İşsizlik artmaya devam ediyor.

Tüik’in açıkladığı verilere göre İşsizlik Eylül ayında, %9,9 olarak açıklandı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı ise, 2014 Şubat ayından beri devam eden yükselişini sürdürerek %10,2 seviyesine yükselmiş durumda.

ABD’de sanayi üretimi Kasım ayında %1,1 ile beklentilerin üzerinde arttı. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı ise, %79 seviyesinde. (Beklenti: %78,4)

Euro Bölgesi’nde imalat PMI Aralık ayında 52,7 ile beklentilerin üzerinde açıklanırken, hizmetler PMI 51 ile beklenenin altında bir değer aldı. Euro Bölgesi’nde devam eden durgunluk nedeniyle toplam ticaret fazlası Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre ikiye katlanmış durumda. Yılın ilk 10 ayında ihracat %1 artarken, ithalat %3 gerilemiştir.

Japonya’da Abe hükümetinin uyguladığı teşvik politikaları ivme kazanırken, Japon işletmelerin ekonomiye güveni  Aralık ayı itibariyle son 6 yılın en yüksek seviyesine çıkmış durumda.

Çin’de HSBC imalat sektörü PMI endeksi Aralık ayında 50,5 puana geriledi. (Beklenti: 50,8) 

13 Aralık 2013 Cuma

Günün Öne Çıkan Başlıkları 13/12/2013

Fed Tahvil alımlarını ne zaman azaltmaya gidecek?

ABD’de geçen Cuma gelen güçlü tarım dışı istidam verisiyle piyasalar haftaya sağlam başladı. Gelen olumlu verilerle Fed’in Aralık ayında tahvil alımlarını azaltabileceği endişesiyle bol spekülasyonlu bir hafta geçirmiş olduk. Aralık ayına ilişkin beklentiler artsa da Fed yetkililerinden gelen açıklamalar Ocak ayını ön plana çıkarmaya devam ediyor. Tahvil azaltımının başlaması gerektiği konusunda hemfikir olan Fed yetkilileri, sürecin programa bağlanması gerektiğini ve bir süre daha olumlu verilerin izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

ABD’de bütçe konusunda anlaşmaya varılmış olması, önümüzdeki günlerde siyasi bir kriz yaşanma ihtimalini de azaltmış durumda. Olumlu gelen veriler Fed’in atacağı adımlar üzerinde etkili olması nedeniyle piyasalarda olumsuz algılanıyor.

IMF Dış İlişkiler Direktörü, ABD’de son dönemde açıklanan ekonomik verilerin karışık olduğu, ancak 2014 yılında büyümede toparlanma beklentisinde olduklarını, varlık alımlarının hızını gelişen ekonomik şartlarla uyumlaştırılması adına kademeli olarak ayarlanması gerektiğini örgörmekte.

Piyasalar gelecek haftaya odaklanmış durumda.

Gelecek hafta Salı günü yapılacak TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) kararları ile FED’in Çarşamba günü açıklayacağı kararlar piyasaların yönü üzerinde oldukça etkili olacaktır.

Üç gündür sürekli ekside kapatan BIST 100 günü %1,36 artışla 74.065 puan seviyesinden kapadı. Merrill Lynch’in Türkiye hisse senedi piyasaları için tavsiyesini “ağırlık azalt”tan “ağırlık artır”a yükseltmesi bunda etkili oldu.  Ağırlığı artır tavsiyesinde, hisse başına kar tahminlerinde yukarı yönlü revizyon, likitideki iyileşme ve yabancı payının düşük olduğu kaydedildi.

EUR/USD paritesi 1,3740 seviyesinde yatay seyrederken, Dolar/TL paritesi 2,0390 seviyesine geri çekildi. Döviz sepeti ise, 2,4207 ile tarihi seviyelerde işlem görüyor. Gösterge tahvil faizi %9,09 seviyelerinde.

Altının onsu 1236 dolar düzeyine çıkarken, brent petrol 108 dolar düzeyine kadar geriledi.

ABD 10 yıl vadeli hazine tahvilinin faizi %2,86 seviyesinden işlem görüyor.

ABD’de Enflasyon konusunda sıkıntı gözükmüyor.

ABD’de üretici fiyatları beklentilerin altında gelerek %0,1 azaldı. Beklenti, değişim olmayacağı yönündeydi. Son dönemde gelen veriler bize gösteriyor ki ABD’nin enflasyon konusunda şimdilik sıkıntısı gözükmüyor.

ECB’den piyasalara yön verecek uygulamalara devam mı?

Avrupa Merkez Bankası (ECB) İcra Kurulu üyelerinden Benoit Coeure;  finans sistemine sağlanan likitideye ilişkin risklere karşı ellerindeki makro-ihtiyati araçları kullanmak durumda kalabileceklerini söyledi.  Aslında uzun süredir uygulanan gevşek politikalar nedeniyle büyüme anlamında ilerleme kaydedemeyen Euro Bölgesi için böyle bir açıklamaya neden gerek duyuldu anlamak mümkün değil. Halbuki Enflasyon bile hala %1’in altında seyrediyor. (Hedef: %2) Şuanki konjonktürde ECB fiyat istikrarını desteklemek için elinden geleni yapmaya devam edecektir. Hatta önümüzdeki günlerde Avrupa Bankaları’nın ECB’de tuttukları nakit fazlaları için negatif faiz uygulamasına bile geçilebilir.

Euro Bölgesi’nde istihdam 3.çeyrekte yıllık bazda %0,8 geriledi.


Fed kaynaklı endişeler nedeniyle Dolar, Yen karşısında son 5 yılın en yüksek seviyesi olan 103,92 seviyesini gördü.

12 Aralık 2013 Perşembe

Günün Öne Çıkan Başlıkları 12/12/2013


BIST 100 günü %1,21 kayıpla 73.071 puan seviyesinden kapadı.

EUR/USD paritesi, gün içerisinde 1,3804 seviyesini test ettikten sonra tekrar 1,3750 seviyelerine çekilmiş durumda. Dolar7TL ise, gün boyu yükselerek 2,0470 seviyesine erişmiş durumda.

Altının onsu %1,87 kayıpla 1229 dolar seviyesinde seyrediyor. Brent petrol ise, 108,7 dolar seviyesine düşmüş durumda.

Piyasaların Kafası Oldukça Karışık, Fiyatlar Sanal

Önümüzdeki hafta yapılacak FED toplantısına ilişkin tedirgin bekleyiş devam ediyor. ABD’de haftalık işsizlik başvurularının beklentilerden kötü gelmesine karşın perakende satışlar verisinin beklentileri aşması küresel piyasalarda dolara olan talebi artırdı. ABD’den gelen olumlu veriler tahvil azaltımının başlayacağı endişelerini artırırken, olumsuz gelen veriler tedirginlikleri yatıştırmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasanın kimyası bozulmuş durumda, kafalar oldukça karışık durumda. Bu nedenle olmadık nedenlerle olmadık fiyat hareketlerini görmek mümkün.

ABD’de Bütçe Krizi Çözüldü

ABD’de bütçe konusunda gelinen nokta beklentilere göre oldukça olumlu. Geçtiğimiz ay yaşanan siyasi kriz ile karşılaştırıldığında büyük bir aşama kaydedildiği ortada. Bütçe ve kısıntılar ile ilgili olarak sağlanan bu anlaşma sonrasında ABD’nin yakın bir gelecekte siyasi kriz yaşama ihtimali oldukça azalmış durumda. Orta ve uzun vadede olumlu bir gelişme olmakla birlikte kısa vadede FED’in atacağı adımlar üzerinde etkili olması nedeniyle piyasalarda olumsuz algılanıyor.

ABD’de 10 yıllık tahvil faizleri dünkü yükselişine devam ederek %2,88 seviyesine yükseldi.

Bankacılık sekötürü toplam tüketici kredileri geçtiğimiz yılsonuna göre toplamda %26’ya yakın artış göstermiş durumda. Yakın gelecekte sıkılaştırma politikaları en çok krediler tarafında kendini gösterecek gibi duruyor.


Euro Bölgesi’nde sanayi üretimi Ekim’de artış beklentisine karşın %1,1 düşüş kaydetti. (Beklenti: +%0,3)